Yâr’a…
İhtiyacım kadar özlüyorum seni
Ne kadarını ne sen sor ne ben
Dur söyleyeyim:
Kabulü imkan dahilinde bir dua gibi.
Olduğu kadar sahipleniyorum seni
Ne kadarını ne sen sor ne ben
Dur söyleyeyim:
Bir vahyin indirilişine şahit olur gibi.
Heyecanım kadar bekliyorum seni
Ne kadarını ne sen sor ne ben
Dur söyleyeyim:
Güneş doğarken dolunayı görmek gibi.
Bir ayet inceliğinde,
Seviyorum seni.
Fotoğraf & Şiir: Yağız Gönüler

Seni sayıyorum, işte ellerim!
Ey ima edenler, iman ediniz!
Bütün rekorların kırdığı kalbim,
Günlerin dün olduğu yerdeyiz.
Denizin suyuna giden gemiler,
Uzunları yakmış geliyor kader.
Yoktan yonga kopmuyor demek
Kağıt üstünde kalan o şeyler…
Çayımdan çıkan uzun boylu misafir;
Bir çiçeğin açarkenki üslubu,
Ceylanların dünyaya dokunuşu
Demeden daha, bitmeden şiir;
Başka neler anlatır?
Geceye geçen adamların içine
Günleri, güneşleri yürüten hatır
Aşk ile biliyorum seni ben;
Çocuklar daha eski acıkır.
Canının peşinden koşan insanlar
Zincir çok kısa, yaşamak kadar.
Gülleri güldüren hatır olmasa
Bir ırmak niye akar?
Kızım sana aldığım o oyuncak
Uzaklardaki birçok fakirin
Dalından düşen yaprak,
Ne güzelmiş, gözlerin!
İbrahim Tenekeci, Önce Özetler
(Kimsenin Kalbi, Profil Kitap, Ocak 2012)

Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim bu yüreğe ben söz verdim.
Hiç bir harfi, sensiz bir cümleye kurban etmedim..
Şems-i Tebrizi

Sen yine sükûtu giyin!.. Dilersen hiç konuşma.
Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda, çarpsa da bir tokat gibi yüzüme, her harfi yoluna heceledim!..
Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim bu yüreğe, ben söz verdim!
Hiç bir harfi, sensiz bir cümleye kurban etmedim!
Şems-i Tebrizi
Hüzün ki en çok yakışandır âşıklara.
Yandık, yakıldık; ama hüzünden yana asla yakınmadık.
Ne de olsa biz mahzun bir Peygamberin ümmeti değil miyiz?
Hüzün taze tutar aşk yarasını.
Yaramdan da hoşum, yârimden de…
Şems-i Tebrizi
Mecnun: İsmail abi n’aptın?
İsmail Abi: Gitti işte… Niye gitti ki? Yani, gitmeseydi n’olurdu ki? Gitmese n’olurdu?..
Mecnun: Gitsin ya… Ama böyle yani yürüsün gitsin ya… Gitmeyince de olmuyor. Geliyor, yine olmuyor.
İsmail Abi: Ama ben onu çok sevdim. Ne güzel gözleri vardı ama dimi? Kocaman gözleri vardı. Ben daha ona seni seviyorum demeden, sevdiğimi söylemeden gitti. Anlamış mıdır benim acaba onu sevdiğimi o?
Mecnun: Anlamıştır abi ya… Ceketini aldı.
İsmail Abi: O yüzden mi gitti?
Mecnun: Ya o yüzden gitmedi de… Sen böyle yapınca ben çok üzülüyorum İsmail abi.
İsmail Abi: Tamam tamam yapmıcam öyle.
Mecnun: Yoo yap ya, yap n’apalım?..
İsmail Abi: Mecnun… Çok üzüldüm ben…
Mecnun: Ben de üzülüyorum şu anda.
İsmail Abi: Gitti işte… Sen n’aptın?
Mecnun: Benimki de gitti… Benim ki gelmişti bir de, ona rağmen gitti…





